4 Şubat 2015 Çarşamba

Arapça Konuşma Örnekleri


امثال الحوار العربي

ARAPÇA
KONUŞMA
ÖRNEKLERİ
-1-
شعبان بيرايش

Şaban PİRİŞ

 Aile: اُسْرَة



Türkçe
Arapça
Ailemi takdim edeyim
اُقَدِّمُ اُسْرَتيِ.
Bu babam Hasan Bey.
هَذَا اَبِي سَيِّد حَسَن.
Bu annem Elif Hanım.
هَذِهِ اُمِّي سَيِّدَة اَلِف.
Bunlar kardeşlerim Emin ve Kemal.
هَئُلاءِ اَخَوَيَّ اَمِين وَ كَمَال.
Bunlar da kız kardeşlerim Büşra ve Cahide.
هئلاء اَخَوَيْتِي بُشْرَى وَ جَاهِدَة.
Tanıştığımıza memnun oldum.
تَشَرَّفْتُ بَمعْرِفَتِكَ.
Bizde memnun olduk.
وَ نَحْنُ اَيْضًا
Ben, Nail. Bu eşim saliha. Bu oğlum İbrahim ve bu da kızım Zeynep.
انا نائل . هَذِهِ زوجتي صالحة. هَذاَابْنِي ابراهيم و هَذِهِ بِنْتِي زَيْنَب.
Bizim ailemiz kalabalıktır.
اُسْرَتُنَا اَفْرَادُهَا كَثِير
Ninem ve Dedem yanımızda kalıyor.
جَدِّى وَجدََّتِي يَسْكُنَانِ مَعَناَ.
Halalarımı ve teyzelerimi çok severim.
اُحِبُّ كَثِيرًا خَلَاتِي وَ عَمَّاتي
Dayım Kenan Mühendistir.
خَالِي كَنَان مُهَنْدِس
Amcalarım Ali ve Veysel yurtdışında çalışıyorlar.
عَمِّيَايَ عَلِي وَ وَيْسَل يَعْمَلُ فِي خَارِجِ الْمَمْلَكَة
Aile fertleriniz nerede?
اَيْنَ اَفْرَادُ اُسْرَتِك؟
Onlar, Avrupa’da.
هُمْ فِي اَوْرُوبا.
Deden ve ninen var mı*
هَلْ َلكَ جَدٌَ وَ جَدَّةٌ؟
Hayır onlar vefat ettiler.
لاَ هُمَا تَوَفَّيَا
Baban ne iş yapıyor?
مَا مِهْنَةُ اَبِيكَ؟
O, emekli, çalışmıyor.
هُوَ مُتَقاعِد. لاَ يَشْتَغِلُ
Annen çalışıyor mu?
هَلْ اُمُّكَ تَشْتَغِلُ؟
Hayır o ev hanımı.
لا هِىَ رَبَّةُ الْبَيْتِ
Kaç erkek ve kız kardeşin var?
كَمْ اِخْوَة وَ اَخَوَات لَك؟
2 erkek ve üç kız kardeşim var.
لِي اِخْوَايَ وَ ثَلاثَ اِخْوَاتِ.
Çocukların var mı?
هَلْ لَكَ اَوْلاد؟
Evet, iki oğlum ve bir kızım var.
نَعَمْ, لِي اِبْنَانِ وَبِنْت
Yakınlarından öğretmen olan var mı?
هَلْ مِنْ اَقْرَبَائِكَ مُدَرِّس؟
Evet, amcam öğretmendir.
نَعَمْ عَمِّي مُدَرِّس

Bankada: في البنك

Banka
بَنْك
Bu çeki bozdurabilir miyim?
هَلْ اسْتَطِيعُ اَنْ اَصْرِفَ هَذَا الشِّيك؟
Çeki ver!
هَاتِ الشِّيكَ.
Çekin arkasını imzaladın mı?
هَلْ وَقَّعْتَ عَلَي ظَهْرِ الشِّيكِ.
Evet imzaladım.
نَعَمْ وَقَّعْتُ.
Bankada cari hesabın var mı?
هَلْ لَكَ حِسَاب جَارِي فِي الْبَنْكِ
Evet, var.
نَعَمْ لِي.
Bu pulu al ve şu gişeye git!
خُذْ هَذا الطَّابِعَ وَاذْهَبْ اِلَى ذاكَ الشُبَّاك لِاسْتِلامِ النُّقُودِ.
Bende Suudi Arabistan riyali var, onu Türk lirasına çevirmek istiyorum.
مَعِى رِيَال سُعُدِي اُرِيد تَحْوِيلَهُ
Riyallerini ver.
هَاتِ رِيَالاتِك.
Buyur!
تَفَضَّل.
İyi.
طَيِّب
Nüfuz cüzdanın yanında mı?
هَلْ عِنْدَكَ حَفِيظَةُ نُفُسِك؟
İşte!
هَا هِيَ.
Paranı buyur.
تَفَضَّلْ نُقُودَكَ.
Çok teşekkürler!
شُكْرًا جَزِيلاً.
Bir şey değil, buyurun!

لا شُكْرَ عَلى وَاجِبٍ. تَفَضَّلُوا
Her zaman hizmetinizdeyiz.
نَحْنُ فِي خِدْمَتِكُمْ دَائِماً

Camide: في المسجد

Cami nerede?
اَيْنَ الْمَسْجِدُ؟
Öğle ezanı okundu mu?
هَلْ اُزِّنَ اَزَانُ الظُّهْرِ؟
Namaz kıldın mı?
هَلْ صَلَّيْتَ؟
Nerede namaz kılabilirim?
اَيْنَ يُمْكِنُ اَنْ اُصَلِّ؟
Güneş doğmadan namazı kılalım.
لِنُصَلِّ قَبْلَ طُلوُعِ الشَّمْسِ.
İkindi geçiyor, acele et!
تَعَجِّلْ يَمُرُّ الْعَصْرُ.
Lütfen namaz için uygun bir yerde durabilir miyiz?
مِنْ فَضْلِكَ هَلْ يُمْكِنُ اَنْ نَقِفَ لِاِقَامَةِ الصَّلاة؟
Abdestin var mı?
هَلْ اَنْتَ مُتَوَضِّعٌ؟
Abdest almam gerekir.
يَجِبُ عَلَيَّ اَنْ اَتَوَضَّعَ.
Cemaat çıktı mı?
هَلْ خَرَجَ الْجَمَعَةُ؟
Kaç rekat namaz kıldın?
كَمْ رَكْعَةً صَلَّيْتَ؟
Dört rekat kıldım.
صَلَّيْتُ اَرْبَعَ رَكْعَاتٍ
Allah kabul etsin.
تَقَبَّلَ اللهُ
Hepsini.
اَجْمَعِينَ.
Namaz kılmak isteyen var mı?
هَلْ يُجَدُ مَنْ يُرِيدُ اَنْ يُصَلِّ؟
Biz namaz kılmak istiyoruz.
نَحْنُ نُرِيدُ اَنْ نُصَلِّ.
Sabah namazını kılacağım.
الفجر سَاُصَلِّ صَلاة
Öğle namazını kılacağım.
سَاُصَلِّ صَلاة الظهر
İkindi namazını kılacağım.
َساُصَلِّ صَلاةَ العص
Akşam namazını kılacağım.
َساُصَلِّ صَلاةَ المغرب
Yatsı Namazını kılacağım.
َساُصَلِّ صَلاةَ العشاء
Vitr namazını kılacağım.
صَلاةَ الوتر َساُصَلِّ
Ramazan Bayramı namazı ne zaman?
مَتَىَ صَلَاةُ عِيدِ الْفِطْرِ؟
Kurban Bayramı namazı ne zaman?
مَتَىَ صَلاَةُ عِيدِ الْاَضْحَي؟
Çarşıda: فِى الّسُوقِ

Çarşı
السُوق
Çarşı nerede biliyor musunuz?
هَلْ تَعْرِفُ اَيْنَ السُّوق؟
Hangi çarşıyı soruyorsunuz?
اَيُّ السُّوق تَسْأل؟
Hediyelik eşya alacağım.
سَأشْتََرِى الْهَدِيَّاتِ.
Kadın elbiseleri nerede satılır?
اَيْنَ يُبَايِعُ مَلَابِسَ النِّسَاءِ؟
Bu kumaşın türü nedir?
مَا صِنْفُ هَذَا الْقُمَاشِ؟
Bu kumaş ipek, şu pamuktandır.
هَذَا الْقُمَاشِ مِنْ حَرِير. ذَاكَ مِنْ قُطْنٍ
Bu gömleğin ölçüsü ne?
مَا مَقَاصُ هَذَا اْلفُسْتَان؟
Orta
مُتَوَصِّطٌ
Bu ondan küçük mü, büyük mü?
هَذَا اَصْغَرُ مِنْ ذَاك امْ اَكْبَرُ؟
Bunun fiyatı nedir?
مَا سَعْرُهُ؟
Bu kaça?
بِكَمْ هَذَا؟
Üç milyon lira.
ثَلاثَ مَلايين ِليَرة
Bu çok pahalı değil mi?
أَلَيْسَ غَال كَثِير هَذَا؟
Gerçekten çok ucuz.
رَخِيص كَثيِر جدًّا
Son fiyat ne olur?
مَا هُوَ آخِرُ الَّسعْرِ؟
Senin için iki milyon yedi yüz elli.
لَكَ بمِلْيُنَينِ وَ سَبْعُمِائَة وَ خَمْسِينَ.
Bana iki çorap ve bir de buluz ver.
هَاتِنِي جَوَارِبَينِ وَ بُلُوزَة اَيْضًا.
Baş üstüne.
عَلىَ رَأْسي
İç çamaşırı bulunur mu?
هَلْ ثَوْبٌ دَاخِلِيّ مَوْجُودَة؟
Ne renk istersiniz?
مَا لَوْنهُ تُرِيدُون؟
Bu gömlek dar.
هَذَا الْقَمِيسُ ضَيِّقٌ.
Daha genişi yok mu?
اَلا اَوْسَعُ مَوْجُود؟
Kredi kartı geçer mi?
هَلْ بطَاقة اعتماد مَقْبُولَة؟
Yiyecek bir şeyler almak istiyoruz.
نُرِيد اَنْ نَشْتَرِ بِمَا نَطْعَمُ.

Eczanede: في الصيدالية

İlaç
دَوَاء
İlaçlar
اَدْوِيَة
Sizde bu ilaçlar bulunur mu?
هَلْ تُوجَد لَدَيْكُمْ هَذِهِ الْاَدَوِيَّة؟
Evet, var.
نَعَمْ تُوجَد.
Onları istiyorum.
اُرِيدُهَا
Derhal.
فَوْرًا
Bu ilaçlar nasıl kullanılır?
كَيْفَ يُسْتَعْمَل هَذِهِ الْاَدَوِيَّة؟
Bu habı sabah akşam yemekten sonra al.
تَنَاوَل هذا الْحَب بَعْدَ الْفُتُور وَالْعَشاء.
Bu şurubu yemeklerden sonra bir kaşık iç.
اِشْرَبْ هَذا الَّشرَاب بَعْدَ كُلِّ الطَّعَام مِلْعَقَة.
Bu ilacı yemekten önce biraz suyla alacaksın.
سَتَنَاوَلُ الَّدوَاء قَبْلَ الَّطعَامِ بِالْمَاءِ قَلِيل
Bu bir merhemdir.
هذا مَرْهَم.
Yüz ve el kremi istiyorum.
اُرِيدُ مَرْهَم لِلْوَجْهِ وَ لِلْيَدَيْن.
Kaç damla?
كَمْ قَطْرَة؟
Bu ilaçlar arasında iğne yok değil mi?
اَلَيْسَ لا مَوْجُود حُقْن فِي هَذِه الاَدْوِيَة؟
Eczacıyla konuşmak istiyorum.
اُرِيدُ اَنْ اَتَكَلَّمَ الصَّيْدَلانِي
Bu hapları aç karnına iç.
اِشْرَبْ بِبَطْنِ جَائِع هَذا الْحُبُوب
Allah şifa versin.
شِفَيكَ الله

Evde: في الْبَيْتِ

Eviniz nerede?
اَيْنَ مَنْزِلُكَ؟
Nerede oturuyorsun?
اَيْنَ تََسْكُنُ؟
Eviniz müstakil mi, daire mi?
أ مَنْزِلُكُمْ مستقل اَوْ شَقَّة؟
Kendi eviniz mi, kira mı?
أ الْمَنْزِلُ لَكُم اَمْ مُأجَّر؟
Eviniz kaç odalı?
كَمْ غُرْفَة فِي دَارِكُم؟
Oturma odası geniş mi?
هَلْ وَاسِعَةٌ غُرْفَةُ الْجُلُوس؟
Ev işyerine yakın mı?
هَلِ الدَّار قَرِيب مِنْ مَكانِ الْعَمَل؟
Ev kiralamak istiyorum.
اُرِيدُ اَنْ اِسْتَأجِرَ الشقة.
Bana ev adresini ver.
هَاتِنيِ عُنْوَانَ مَنْزِلِكَ.
Dairen güzel mi?
هَلْ جَمِيلَة شَقَّتُك؟
Dairemde bir salon, bir yemek odası, bir misafir odası, bir yatak odası, bir mutfak, tuvalet ve banyo var.
في شَقَّتِي صَالُون وَغُرْفَة أَكْل وَ غُرْفَة ضُيُوف وَ غُرْفَة نَوْم وَ مَطْبَخ وَ دَوْرَةُ الْمِيَاهِ وَ حمَّام.
Dairenin balkonu var mı?
هَلْ فِي شَقَّتِكَ شُرْفَة؟
Bakkal size yakın mı?
هَلْ البَقَّالة قَرِيبَة مِنْكُمْ؟
Burada kiralık ev bulunur mu?
هَلْ هُنَا يُوجَد بَيْتٌ مُأجَّرٌ؟
Bilmiyorum, aramalısınız.
لا اَدْرِي يَجِبُ عَلَيْكُمْ اَنْ تَبْحَثُ عَنْهُ.
Market, eczane, lokanta, kahve, manav evime uzak değil.
لَيْسَ بَعِيد عَنْ مَنْزِلِي السُوقُ الْمَرْكَزِي وَالصَّيْدَلِيَّة وَ الْمَطْعَم وَ الْمَقْهَى وَ دُكَّانُ الْخُضَرِي.
Ben evde kalmıyorum. Otelde kalıyorum.
اَنَا لا اَسْكُنُ فِي الْمَنْزِلِ اَسْكُنُ فِي الْفُنْدُقِ.
Erciyes oteli nerede kalıyor?
اَيْنَ يَقَعُ فُنْدُق اَرْجِيَس؟
Allah’a ısmarladık.
مَعَ الَّسلامَة.

Görüş Açıklama: احساس الرأي

Bu konuda görüşün nedir?
مَا رَأْيُك فِي هَذِهِ الْمَسْئَلَة؟
Aynen size katılıyorum.
اَشْتَرِكُ بِكَ نَفْسًا.
Sizinle aynı kanaatte değilim.
لَسْتُ مُطَابِقًا مَعَكُمْ.
Ben sizden biraz farklı düşünüyorum.
اُفَكِّرُ مُفَرِّقًا قَلِيل مِنْكُم.
Sizce de öyle değil mi?
اَفَلَيْسَ كذالك لَدَيْكُمْ؟
Ama herkes öyle düşünüyor.
وَلَكِنَّ يُفَكِّرُ كذالك كُلُّ الَّناس.
Kim ne derse desin, gerçek budur.
مَنْ لَيَقُلْ مَاذَا َيقُول الْحَقُّ هَذَا.
Bana göre konu kapanmıştır.
عِنْدِي الْمَوْضُوع اِنْتَهَى.
Siz de onun gibi mi düşünüyorsunuz?
وَ اَنْتُمْ تُفَكِّرُون مِثْلَه؟
Evet, her söylediğine kefilim.
نَعَمْ اَنا كَفِيل كُلَّ مَا يَقول.
Olaya bir de bu açıdan bakalım..
وَلِنَنْظُرْ الْوَاقِعَة مِنْ هَذِهِ الزَّاوِيَة
Eminim, bunu hiç duymadınız.
اَنَا مُتَأَكِّد مَا سَمِعْتَ هَذا قَطّ.
Tam emin değilim.
لَسْتُ مُتَأَكِّد تَامًّا.
Size katılmıyorum.
لَسْتُ مَعَكُمْ
Ne gibi.
مِثْلُ مَاذَا؟

Gümrükte: في الجمرك

Nerelisin?
مِنْ اَيْنَ اَنْتَ؟
Türkiyeliyim.
اَنَا مِنْ تُرْكِيَة.
Pasaportun nerede?
اَيْنَ جَوَازُ سَفَرِكَ؟
İşte, buyrun!
هَا هُوَ تَفَضَّل.
Lütfen ismin…
مِنْ فَضْلِكَ اِسْمَكَ ..
İsmim Furkan.
اِسْمِي فُرْقَان.
Seninle kimse var mı?
هَلْ مَعَك اَحَد؟
Yanımda eşim, oğlum ve kızım var.
مَعِي زَوْجَتيِ وَ ابْنيِ وَ بِنْتي.
Burada kaç gün kalacaksınız?
كَمْ يَوْمًا سَتَبْقَى هُنَا.
İki ay kalacağım.
سَأَبْقَى شَهْرَينِ.
Güzel, pasaportunu al!
طَيِّب خُذْ جَوَاز سَفَرِك.
Bu eşyalar senin mi?
هَلْ هَذِهِ الْاَمْتِعَة لَك؟
Evet benim.
نَعَمْ لِي.
Gümrüğe tabi bir şeyin var mı?
هَلْ عِنْدَكَ شَيْءٌ تَابِعٌ ِللْجُمْرُك؟
Bilmiyorum.
لا اَدْرِي.
Bu çantayı açar mısın?
هَلْ تَفْتَح هَذِهِ الْحَقِيبَة؟
Buyurun!
َتفَضَّل
El çantanı da aç!
اِفْتَحْ حَقِيبَتَكَ الْيَدَوِيَّة
Onda yalnız elbiselerim var.
فِيهَا مَلابِسِي فَقَط.
İyi onu al!
طَيِّب. خُذْهَا.
İlginize teşekkür ederim.
شُكْرًا عَلَي عَلاقَاتِكَ الَّطِّيبَة
Bir şey değil.
عَفْوًا
Hava alanı yakın mı?
هَلْ قَرِيب مِنْ هُنا مَطار؟
Pilot nerede?
اَيْنَ الطَّيَّار؟
Uçak ne zaman kalkacak?
مَتَي سَيَرْتَفِعُ الَّطيَّارَة؟
Çanta yanında mı?
هَلْ عِنْدَك الْحَقِيَبتُك؟
Tren hızlı mı?
هَلِ الْقِطار سَرِيع؟
Tren istasyonu buradan uzak mı?
أَ بَعِيد عَنْ هُنا مَحَطَّةُ الْقِطَار؟
Bu gümrüğe tabi mi?
أ هذا تابِع لِلْجُمْرُك؟
Hayır, o gümrükten muaf.
لا هُوَ مُعْفَاة عَنِ الْجُمْرُك.
Pasaport lütfen
مِنْ فَضْلِك جَوازَ سَفَرِك
Bekleme salonu nerede?
اَيْنَ صَالَةُ الْاِنْتِظَار؟
Hava yoları acentesini arıyorum.
اَبْحَثُ عَنْ وَكَالَةَ الطَّيَرَان.

Hal Hatır Sorma:

Selamun Aleykum.

اَلسَّلامٌ عَلَيْكُمْ

Aleykum selam.

وَ عَلَيْكُمُ السَّلامُ.

Nasılsın kardeşim?

كَيْفَ حَال يا اَخِي؟

Elhamdü lillah iyiyim. Ya sen?

اَلْحَمْدُ للهِ اَنَا بِخَيْر. وَ اَنْتَ؟

Allah’a hamdolsun ben de iyiyim.

وَالْحَمْدُ لَِّلهِ اَنَا بِخَيْر اَيْضًا

Nereden geliyorsun?

مِنْ اَيْنَ اَنْتَ قَادِم؟

İstanbul’dan geliyorum.

اَنَا قَادِم مِنْ اِسْتانْبوُل.

Nereye gidiyorsun?

اِلَي اَيْنَ اَنْتَ ذَاهِب؟

Ankara’ya gidiyorum.

اَنَا ذَاهِب اِلَي آنْقَرَة.

Niçin Ankara’ya gidiyorsun?

لِمَاذَا اَنْتَ ذَاهِب اِلَي آنقرة؟

Amcamı görmek için

لِاَزُورَ عَمِّي.

Görüşürüz.

اِلَي الْلِقَاءِ.

Hastanede: في المستشفي

Hastane nerede?
اَيْنَ الْمُسْتَشْفَي؟
Bir ambulans lütfen.
مِنْ فَضْلِك الاَسْعاف
Doktor istiyorum.
اُرِيدُ الطَّبِيبَ.
Hastayım bana ne oldu bilmiyorum.
اَنَا مَرِيدٌ . لا اَعْرِفُ مَااَصَابَنِي؟
Başım ağrıyor.
اَشْعَرُ اَلَمًا فِي رَئْسِي.
Ağzını aç ve dilini çıkar!
اِفْتَحْ فَمَك ...َ اُخْرُجْ لِسانَك...
Sırt üstü yat ve nefes al!
اُرْقُدْ عَلَي ظَهْرِكَ وَ تَنَفَّسْ.
Hastalığım nedir doktor?
مَا مَرَضِي يَا طَبِيبِ؟
Ölecek miyim?
أَ سَاَمُوتُ؟
Allah bilir.
اَللهُ اَعْلَمْ.
Önemli değil, korkma!
لا بَأْسَ بِهِ, لاَ تَخَفْ
Ne zaman beri hastasın?
مُنْذُ مَتيَ مَرَضْتَ؟
İki günden beri.
مُنْذُ يَوْمَيْنِ
Her hangi bir ilaç aldın mı?
هَلْ تَنَاوَلْتَ اَيُّ دَوَاء؟
Hayır, sadece aspirin aldım.
لا, تَنَاوَلْتُ آسبيرين فَقَطْ.
Sana bazı ilaçlar yazacağım.
سَأَصِفُ لَكَ بَعْضَ الادْوِيَة.
Karnımda şiddetli bir ağrı hissediyorum.
اَشْعَرُ اَلَمًا شَديدًا فِي بَطْنِي
Gribe yakalanmışsın.
اَصَابَكَ الزُُّكَام.
Kulak burun boğaz uzmanına gitmen gerekir.
يَجِبُ عَلَيْك اَنْ تَذْهَبَ اِلَي مُتَحَصِّصِ فِي اَمْرَاضِ الْأُذْنِ وَ الأَنْفِ وَ الْحَنْجَرَة.
Hastamızın şikayeti nedir?
مَا هِيَ شَكْوَي الْمَرِيدِنَا؟
İlk önce elbiseni çıkar ve buraya uzan.
اِخْلَعْ ثِيَابَك فَمدِّد هُنَا اَوَّلًا.
Sana acil şifalar dilerim.
اَرْجُو شِفَاءً عَاجِلاً


Hobiler Hakkında:
Hobin nedir?
مَا هِوَايَتُك؟
Hobim, Okumak, futbol ve müzik dinlemek
هِواَيَتي قِرَائَة وَ لُعْبَة الْقَدَمِ وَ اسْتِمَاع المْوُسِيقِي
Boş vaktinde ne yapmayı tercih edersin?
مَاذَا تُفَضِّلُ اَنْ تَعْمل في وَقْتِ الْفَارِغك؟
Ben dolaşmayı her şeye tercih ederim.
اَنَا اُفَضِّلُ تَنَزَّهَ عَلَي كُلَّ شَيْءٍ


İş yerinde:
Nerede çalışıyorsun?
اَيْنَ تَعْمَلُ؟
Otomobil fabrikasında çalışıyorum.
اَعْمَلُ فِي مَصْنَعِ السَّيَّارة
Orada işin nedir?
مَا اَمْرُك هُنَاك؟
Orada işçiyim.
اَنَا عاَمِل هُنَاك.
Türkiye’de insanlar nerede çalışır?
اَيْنَ يَعْمَلُ النَّاس فِي تُرْكِياَ؟
Türkiye’de insanlar bir çok işte çalışır. Bir kısmı tüccardır, bir kısmı işçi, bir kısmı memur ve bir kısmı da çifçidir.
يَعْمَلُ النَّاس فِي عَمَلٍ كَثِيرٍ فِي تُرْكِيَا. بَعْضُهُمْ تَاجِرٌ و بَعْضُهُمْ عُمَّالٌ وَ بَعْضُهُمْ مُوَظَّفٌ وَ بَعْضُهُمْ فَلَّاحٌ.
Türkiye’de insanlar ne kadar maaş alırlar?
كَمْ لِيرة يَأْخُذُ راَتِب شَهْرِيّ؟
Gerçekten çok değişiktir. Bir kısmının geliri çok düşük, bir kısmı da ihtiyacından fazla ve haksızca maaş alır.
مُخْتَلِف كَثِير جِدّاً.مِنْ بَعْضِهِم مَعِيشَتُهُ ضَيِّقٌ جِدًّا وَ بَعْضُهُمْ يَأخُذُ راتب شهري اَكْثَر مِمَّا يحتاج اليه وَ بغَيْرِ حَقٍّ .

Poliste: في مركز الشرطة
İmdat!
اَلنَّجْدَة!
Polis istiyorum.
اُرِيدُ شُّرْطَة
Neyin var?
مَالَك؟
Nerede oturuyorsun?
اَيْنَ تَسْكُنُ؟
Tam adresin nedir?
عُنْوَانُكَ كَامِل؟ مَا
Talas Cad. Burcu Apt. 1. Kat
عِمَارَة بوُرْجُو الطَّابِق شَارِع طَلاَس الْاَرْضِي
Numarası Kaç?
مَا رَقَمُهَا ؟
numara ......
 .....ُ اَلرَّقَم
Telefonun var mı?
هَلْ عِنْدَكَ هَاتِف؟
evet, 1234567
نَعَمْ ١٢٣٤٥٦٧ 
Hüviyetini ver!
اَعْطِنِي هُوِيَّتَك؟
Buyur!
تَفَضَّل...
Çantam ve pasaportum çalındı.
سُرِقَ الْخَقِيبَتِي وَ جَوَازَ سَفَرِي
Çantanı nerede kaybettin?
اَيْنَ فَقَدْتَ خَقِيبَتَك؟
Çarşıda kuyumcu dükkanının önünde.
فِي السُّوق اَمَامَ الدُّكَّان الْجَوَاهِر
Birinden şüpheleniyor musun?
هَلْ تَشُكُّ فِي اَحَدٍ؟
Olay anında yanında kim vardı?
مَنَ عِنْدَك حِين الْحادثة؟
Hatırlamıyorum.
لاَ اُذَكِّرُ
Üzülme Allah’ın izniyle onu bulacağız.
لاَ تَأْسَفْ سَنَجِدُهاَ بِاِذْنِ الله


Lokantada:
Afedersiniz, en yakın lokanta nerede?
مِنْ فَضْلِك, اَيْنَ الْمَطْعَمُ الْاَقْرَب؟
hoş geldiniz, buyrun!
اَهْلاً وَسَهْلاً, تَفَضَّلوُا...
Ahmet Bey ne alırsınız?
مَاذَا تَتَنَاوَلُونَ يا سَيِّد اَحْمَد؟
Önce mercimek çorbası lütfen…
مِنْ فَضْلِك..شُورْبَة عَدَس اَوَّلاً
Ondan sonra yemek olarak ne tercih edersiniz?
مَاذَا تُفَضِّلُون طَعَامًا بَعْدَ ذَالِك؟
Şiş kebap ve salata getir!
هَاتِ شِيشْ كَبَاب وَ سَلاطَة!
Afedersiniz, bize bakar mısın?
مِنْ فَضْلِك هَلْ تَنْظُراِلَيْنَا؟
Salata ve biber istiyoruz!
نُرِيدُ سَلاَطَة وَ فُلْفُل
Pilav üstü tavuk lütfen!
مِنْ فَضْلِك الدَّجَاج عَلي الرُّوز
Portakal suyu alabilir miyim?
هَلْ اَتَنَاوَل عَصِيرَ الْبُرْتَقَال؟
Mutfağınızda ne var?
مَاذَا يُوجَد فِي مَطْبَحِكُمْ؟
Mutfağımızda, kızarmış veya haşlanmış yumurta, meyve suyu, bal, reçel, peynir, tavuk çorbası ve soğuk et var.
فِي مَطْبَاحِنَا بَيْضٌ مَقْلِيٌّ اَوْ مَسْلُوقٌ وَ الْعَصِير وَ الْمُرَبَّي وَ الْسْل وَ الْجُبْن وَ حِسَاءَ الدَّجَاج وَ لَحْم بَارِد؟
İçecek olarak ne istersiniz?
مَاذَا تُرِيدُونَ مِنَ الْمَشْرُوبَات؟


Alışveriş (kasap, manav, mağaza):
Çarşı nerede?
اَيْنَ السّوُق؟
Ne alacaksın?
مَاذَا تَشْتَرِي؟
Biraz yiyecek ve giyecek alacağım.
سَاَشْتَرِي بَعْضَ الطَّعَام وَالْمَلابِيس.
Yakında bir kasap dükkanı var mı?
أَ قَرِيب هُنَا دُكَّان الْجَزَّار؟
Yarım kilo koyun eti, bir kilo sığır eti istiyorum.
اُرِيدُ نِصْف كِيلُو لَحْم حَرُوف و كِيلُو لَحْم بَقَرَة.
Kıyma mı, kuşbaşı mı?
اَ لَحْم مَفْرُوم اَمْ قِطْعَة لَحْم؟
Balık ve tavuk nerede satılır?
اَيْنَ يُبَايَع سَمَك وَ دجَاجَة؟
Burada taze meyve sebze bulunur mu?
هَلْ يُوجَدْ هُنَا فَوَاكِهَ وَ خُضَر ؟
Ne gibi?
مِثْلُ مَا؟
Muz, elma, portakal, üzüm, armut, ayva, domates, kaysı, kavun, karpuz, salatalık, marul, yeşil biber, acı biber, bakla, patates, patlıcan, taze fasulye…
مَوْزَة, تُفَّاحة, بُرْتَقَال, عِنَب, كُمَّثْرَي, سَفَرْجَل, طَمَاطِم, مِشْمِش, شَمَّام, بِطِّيخ, خِيَار, خسّ, فُلْفُل اَخْضَر, فُلْفُل حَار, فُول, بَاطَاطَا, بَاذِنْجَان, فَاصُولْيَا خُضْرَاء...
Ekmek ve çay bulunur mu?
هَلْ يُوجَد خُبْز وَ شَاي؟
Lütfen ondan bir kilo verin.
مِنْ فَضْلِك اَعْطِنِي كِيلو وَاحد مِنْهُ.
Bu Kaça?
بِكَمْ هَذَا؟
Onu istiyorum.
اُرِيدُ ذَالِك!
Toplam fiyatı ne kadar?
كَمْ جُمْلَةُ الثَّمَن؟
Bu çok pahalı değil mi?
اَلَيْسَ هَذَا غَالٍ كَثِير؟
Hayır, bilakis bu çok ucuz.
لا, بَلْ هَذَا رَخِيص جِدًّا
Biraz indirim yapamaz mısınız?
اَ لَيْسَ مُمْكِن اَنْ تفْعَلَ التَّنْزِيل قَليِل؟
Buyurun parası!
تَفَضَّل نُقُودُهُ!
Üzerime kıyafet almak istiyorum.
اُرِيدُ اَنْ اَشْتَرِي لِبَاس عَلَيَّ.
Haydi bir mağazaya gidelim.
حَيَّ نَذْهَب اِليَ دُكَّان مَلابِس
Sizde İpek gömlek bulunur mu?
هَلْ عِنْدَكُمْ قَمِيص حَرير؟
Hayır, bizde pamuklu kumaştan var.
لاَ , عِنْدَنَا مِنْ قُمَاش قُطْن.
Kızım için entari almak istiyorum.
اُرِيدُ اَنْ اَشْتَرَ فُسْتَان لِبِنْتِي.
Bu ceketin ölçüsü nedir?
مَا مَقَاسُ هَذَا السِتْرَة؟
Paltonun ölçüsü orta’dır.
مَقَاس الْمِعْطَف مُتَوَسِّط
Dört çorap bir de buluz kaç lira?
كَمْ لِيرَة اَرْبَعة جَوَارِيب وَ بُلُوزة اَيْضًا
Son fiyat nedir?
مَا آخِر السَّعر؟
Okulda: في المدرسة
Hangi okulda okuyorsun?
فِي اَيِّ الْمَدْرَسَة تَدْرُس؟
Lisede okuyorum.
اَدْرُس فيِ الثَّانَوِيَّة
Hangi dilde eğitim yapıyorsunuz?
بِاَيِّ لِسَان تَدْرُسُون؟
Türkçe eğitim yapıyoruz.
نَدْرُس بِلِسَان التُّركِي.
Dersler zor mu?
اَ دُرُوسُكُم صَعْب؟
Hayır dersler bana çok kolay geliyor.
لاَ, الدُّرُوس سَهْل جِدًّا لِي.
Hangi dersi daha çok seviyorsun?
اَيُّ الدَّرس اَحَبٌّ اِلَيْك؟
Matematik ve Arapça’yı daha çok seviyorum.
الرِّيَاضِية وَاللُّغَةُ الْعَرَبِية اَحَبّ اِلَيَّ.
Otelde: في الفندق
Boş odanız var mı?
هَلْ لَدَيْكُمْ غُرْفَة فَارِغَة؟
Tutmak ister misin?
نَعَمْ, لَدَيْنَا. هَلْ تَطْلِبُ الْاِسْتِئْجَار؟
Evet, mümkünse…
نَعَمْ اِنْ اَمْكَن..
Odanızın nasıl olmasını tercih edersiniz?
كَيْفَ تُفَضِّل اَنْ تَكُنَ غُرْفَتَك؟
Odamın birinci katta olmasını tercih ederim.
اُفَضِّلُ اَنْ تَكُونَ غُرْفَتِي فِي الطَابِقِ الْاَوَّل.
Memnuniyetle…
بِكُلِّ سُرُور
Odayı görmek ister misin?
اَ تَرْغَبُ فِي رُئْيَةِ الْغُرْفَة ؟
Lütfen!
مِنْ فَضْلِك..
Üç günlük ücreti ne kadar?
كَمِ الْاُجْرَة لِثَلاثَة اَيَّام؟
Yüz Amerikan doları.
مِائَة دُولَار اَمْرِكِي.

Postanede: في المكتب البريد
Afedersiniz, Postane Nerede?
مِنْ فَضْلك, اَيْنَ مَكْتَب الْبَرِيد؟
Bu mektubu Türkiye’ye göndermek istiyorum.
اُرِيد اِرْسَالًا هَذِهِ الرِّسَالَة اِليَ تُرْكِيَة.
Sizde Pul bulunur mu?
هَل يُوجَد عِنْدَكُم طَوابِع؟
Türkiye’den bana bir mektup gelecekti. Bakmanız mümkün mü?
كَانَ سَيَجِئُني رسالة مِن تركية. هل يُمْكِنُ اَنْ تَلْحَظ؟
İlgilendiğiniz için teşekkür ederim.
شُكْرًا لَكُمْ لِاِهْتِمَامِكُمْ

Selamlaşma : التحيات
Selamun Aleykum.
اَلسَّلام عَلَيْكُمْ
Aleykum selam.
وَ عَلَيْكُمُ السَّلاَم
Merhaba.
مَرْحَبَا
Hoş geldiniz.
اَهْلاً بِكُمْ
Hoş bulduk.
اَهْلاً وَ سَهْلاً
Günaydın.
صَبَاحُ الْخَيْر
Günaydın.
صَبَاحُ النُّور
İyi Akşamlar.
مَسَاءُ الْخَيْر
İyi Akşamlar.
مَسَاءُ النُّور
İyi Geceler.
لَيْلَة سَعِيدَة
Görüşmek üzere!
اِلَي اللِّقَاءِ
Güle güle.
مَعَ السَّلاَمَة
Allah’a ısmarladık.
مَعَ السَّلاَمَة
Allah’a emanet ol!
فِي اَمَانِ اللهِ
Kendine iyi bak!
اِنْتَبِهْ لِنَفْسَك

Seyahatte: في السفر
Nereye gidiyorsunuz?
الَي اَين اَنتَ ذَاهِب؟
Hac için Mekke’ye gidiyorum.
اَنَا ذَاهِب اِلَي مَكَّة لِلْحَجِّ
Gerekli malzemeleri aldınız mı?
هَل اَخَذْتَ الجهاز الذي نهتاج اليه
Uçakla mı gideceksiniz, otobüsle mi?
اَ تَذْهَبوُنَ بِالطَّائِرَةِ اَوْ بِالْحَافِلَةِ؟
Uçak biletleri cebimdeydi. Ama şimdi bulamıyorum.
كَانَ التَّذَاكِرُ الطَّائِرَةِ فيِ جَيْبيِ وَلَكِنَّ لاَ اسْتَطِيعُ اَنْ اَجِدَ الْآنَ.
Afedersiniz, Su alabilir miyim?
مِنْ فَضْلِكَ, يُمْكِنُ اَخْذُ المْاَءَ؟
Nerede mola vereceğiz?
اَيْنَ تَوَقُّف قَصِير؟
İçim bulandı, galiba çıkaracağım.

Kaç saatte varırız oraya?
فِي كَمْ سَاعَة نَصِلُ هُنَاك؟
Yaklaşık 20 saatte.
تَقْرِيباً عِشْرُونَ سَاعَة
Okumak için bir gazete istiyorum.
اُرِيدُ جَرِيدَةً لِاَنْ اَقْرَاَ.
Hangi dergiler var?
اَيُّ مَجَلّات مَوْجُود؟
Bir küçük bardakta kahve lütfen!
من فضلك, قهوة في فنجان صغير.
Sütlü mü olsun?
هل مَعَ الْحَلِيب؟
Hayır, sade istiyorum.
لا , اُريد خَالِصًا


Tanışma: تَعَارُف
Merhaba
مَرْحَبًا
İsmim Kemal.
اِسْمِي كَمَال.
Ya sizin isminiz…
وَ اِسْمُكَ الْكَرِيم...
Seni Selami ile tanıştırayım.
اَعَرِّفُكَ عَلَي سَلامي.
Tanıştığımıza memnun oldum.
سُرِرْتُ بِمَعْرِفَتِك.
Bize kendinizden bahseder misiniz?
سَمِّعْنَا شَيْئًا عَنْكَ
Ben Edebiyat Fakültesinde öğrenciyim.
اَنَا طَالِبٌ فِي كُلِّيَة آدَاب
Türkiye’den geldim.
اَنَا جِئْتُ مِنْ تُرْكِيا
Ailem de Türkiye’de yaşıyor.
وَ اُسْرَتِي تُقِيمُ فِي تُرْكِيا
Siz ne iş yaparsınız?
وَ مَا مِهْنَتُكَ؟
Ben Arapça öğretmeniyim.
اَنَا مُعَلِّمُ اللُّغَةَ الْعَرَبِيةَ
Nerede oturuyorsunuz?
اَيْنَ تَسْكُنُ؟
……….de oturuyorum.
اَسْكُنُ فِي .........
Ailenizle beraber mi?
هَلْ مَعَ اُسْرَتِك؟
Evet. Ailemle beraber.
نَعَمْ مَعَ اُسْرَتِي.
Babanız ne iş yapıyor?
مَا مِهْنَتُ اَبيِكُمْ؟
O, doktor.
هُوَ طَبِيبٌ
Kaç erkek ve kız kardeşin var?
كَمْ لَكَ اِخْوَة وَ اَخَوَات؟
Sadece bir erkek kardeşim var.
لِي اَخٌ فَقَط.
Kaç yaşında?
كَمْ سَنَة عُمْرُهُ؟
11 Yaşında.
عُمْرُهُ اَحَدَ عَشَرَ سَنَةً.


Tatilde: في العطلة
Yaz tatilinde nereye gideceksin?
اِليَ اَيْنَ سَتَذْهَبُ فِي الْعُطْلََة ِالصَّيْف
Bilmiyorum. Henüz karar vermedim.
لاَ اَعْرِفُ, لَمْ اُبْرِمْ.
Burada kaç gün kalacaksın?
كَمْ يَوْمًا سَتَمْكُثُ هُنَا؟
Burada iki hafta kalacağım.
سَاَمْكُثُ هُنَا اُسْبُعَيْن
Tatilini nerede geçirdin?
اَيْنَ قَضَيْتََ عُطْلَتَك؟

Yol Tarifi ve Yolda (taksi tutma, dolmuşa binme, ulaşım araçları, tren istasyonunda): تعريف الطريق
Afedersiniz, Müzeye nasıl gidebilirim?
مِنْ فَضْلِك, كَيْفَ اَسْتَطِيع اَنْ اَذْهَب اِلي الْمَتْحَف؟
Bu yoldan dosdoğru git, sonra sağa dön. Onu orada göreceksin.
سِرْ مُسْتَقِيمًا مِنْ هَذَا الطَّرِيق ثُمَّ اِنْعَطِفْ يَمِينًا.فَسَتَرَيهُ هُنَاك.
Nereye gitmek istiyorsunuz?
اِلَي اَيْنَ تُرِيدُون السَّفَر؟
Cidde’ye
اِلَي جِدَّة
İşte adres, bizi oraya götür.
هَا هُوَ الْعُنْوَان.. اِذْهَبْ بِنَا هُنَاك!
Borcum ne kadar?
كَمْ عَلَيَّ مِنَ النُّقُود؟
Borcun 5 milyon lira.
عَلَيك خَمْسَ مَلاَيِينَ لِيرَة.
Bu çok değil mi?
اَ لَيْسَ كَثِيرَة؟
Kesinlikle, bu resmi tarifedir.
كَلاَّ هَذِهِ تَعْرِفَة رَسْمِية
Otomobil kiralamak istiyorum.
اُرِيدُاَنْ اَسْتَئْجِرَ سَيَّارَة؟
Kaç günlüğüne istiyorsunuz?
لِمُدَّةِ كَمْ يَوْمًا تُرِيدُون؟
Üç günlüğüne…
لِمُدَّة ثَلاَثَة اَيَّام.
Buyrun ücretini
تَفَضَّل هَا هِيَ الْاُجْرَتِهَا!
Buyrun, arabanın anahtarı!
تَفَضَّل مِفْتَاحِ السَّيَّارَة!
Oraya nasıl gidebilirim?
كَيْفَ اَصِلُ هُنَاك؟
Otobüsle gidebilirsiniz.
تَصِلُ هُنَاك بالْحَفِلَة
Sola dön
اِنْعَطِفْ شِمَالاً
Caddeyi geç
اُعْبُرِ الشَّارِع
Önündeki kavşağı geç.
اِقْطَع قُدَّامَك دَوَّارًا
Ahmet Bey hangi sokakta oturuyor?
بِاَي زُقَاق يَسْكُن سَيِّد اَحْمَد؟
Bilmiyorum.
لا اَدْرِي .
Niye soruyorsun?
لِمَ تَسْئَل؟
Ziyaret Yerleri: محلاة الزيارو
Buradaki ziyaret yerlerini bana gösterir misiniz?
هَلْ تُدِلُّنِي مَحَلِّ الزِّيَارَات هُنَا؟
Memnuniyette.
بِكُلِّ سُرُور.
Nereleri görmek istiyorsunuz?
اَيُّ مَكَانٍ تُرِيدُ اَنْ تَزُورَ؟
Tarihi ve doğal mekanlar, müzeler, eski camiler, türbeler, çarşılar ve kültür merkezlerini görmek istiyorum.
اُرِيدُ اَنْ اَرَ اَمَاكِنَ التَّارِيخِي وَ الطَّبِيعِي وَ مَتَاحِف وَالْمَسَاجِدَ الْقَدِيم وَ التُّرَب وَ اَسْوَاق وَ مَرَاكِزَ الثَّقَافِيّ.
Buraya yakın.
قَرِيب مِنْ هُنَا.
Buraya uzak.
بَعِيد عَنْ هُنَا.
Güle güle
مَعَ السَّلامَة
© Tüm hakları Arz Yayıncılık’a aittir.